Ana Sayfa | Mp3bul.com | Favorilerine Ekle | İletişim
Ana Sayfa
Editörden
Genel
Ekonomi
Siyaset
Dünya
Spor
Eğitim
Sağlık
Magazin
Asayiş
Yerel
Otomobil
Teknoloji
Araştırma Haberleri
Altuğ ÖZTÜRK

Özgürlüğe Tutsak Olmak
 

Sabahattin TALU

On yıl önce, bugün, ya on yıl sonra?
 

Gündogdu YILDIRIM

KPSS Sınavı
 

İbrahim AKIN

Allahın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
 

Görkem EREN

118’in yeni numarası neydi Birsen?
 

Elif ALACA

Gerçek sevginin kaynağı Allah'tır
 

Vedat SARAK

12 Eylül 1980...
 

Tuğba BULAN

"Miş" gibi yapma fikrinin gerilimi
 

Selçuk KÖKSAL

Kariyer Üzerine...
 

Abdulmuttalip ONAY

Kürt Kardeşime Mektup
 

Mustafa Kemal AYÇİÇEK

AKP, Demokrasi Sınavında!
 

Nuran YELKENCİ

İş Aşkı
 

Deniz ÖNEL

Dördüncü Güç’ün Ticarileşme Sorunsalı
 

Dr. Murat BAŞ

İleri ama nereye?
 

İlkay KÜÇÜK

Engel ve Yaşam
 

Sumru AYDIN

Demokratikleşme Arkasında
 

Cem ECEVİT

Solda İttifak Mümkün mü?
 

Candan DEDEHAYIR

Sunay Akın Şiirleri...
 

Psk. Uğur DALAN

Çağımızın Hastalığı"DEPRESYON"
 

Şirvan AVCI

Günü Kurtarmak
 

Çağrı DAVRAN

Raul defteri kapandı mı?
 

Can ŞAKARCAN

Bisikletçilerde Vücut Ölçüleri ve Hız
 

Murat CAN

34 MLY 50
 

Semih ÖKTEN

Buda mı olacaktı, nerede insanlık...
 

Murat Can BEDEL

İbrahim Akın'ı kurtarın!
 

Manolya AKSOY

İletişim Teknolojileri
 

Mustafa Kemal AYÇİÇEK

AKP, Demokrasi Sınavında!

AKP, iktidara gelirken sürekli “daha fazla demokrasi”, “daha fazla insan hakkı”, “ daha özgür bir ülke” gibi sloganları kullandı. Halk, bu söylemlere inandı ve AKP’ye, birinci ve ikinci dönemlerde de Hükümet etme hakkını tanıdı.

Şimdi, gerek Avrupa Birliği yolunda atılan adımlar, kanunlarda yapılan değişikliklerle bugüne gelindi. Bugün, dünden farklı mı değil mi, onu işte bu süreçte göreceğiz. Nasıl mı?

DTP için açılan dava ile tüm bu süreçler gözler önüne serilecek ve dün partileri kapatılan tüm siyaset adamları, bugün DTP için açılan kapatma davasında sınav verecek. Tabiî ki burada asıl sınavı verecek olan  Ak  Parti iktidarı olacaktır.

DTP sözcüleri, ne kadar yasa tanımaz olsalar da, geçmişte suç sayılabilecek ifadelerde kullanmış olsalar da, Demokratik, Laik  ve sosyal Bir Hukuk Devleti olan ülkemizin dünden farklı olarak ne kadar adım attığını ispat edecek bir sürece girmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP), kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. DTP milletvekillerinin PKK’ya “terörist” dememesini ve bu konudaki açıklamalarını dikkate alarak “terörü destekledikleri” iddiasında bulunan Başsavcılık, DTP milletvekillerinin de Meclis üyeliklerinin düşmesini ve yargılanmalarını talep ediyor.

Türkiye’de parti kapatılmasına alışığız. Uzun yıllar, çeşitli gerekçelerle  siyasi partiler kapatıldı. DTP’de kapatılabilir tabi ki de ama nereye kadar sürecek bu parti kapatma olayları, yani bunlardan ders almayacak mı yız? Ya da, parti kapatarak neyi ne kadar halledebiliyoruz, veya bu parti kapatmalar, ülkemiz de istenen ve beklenen sonucu vermiş mi dir?

Bakınız, bugüne değin 26 defa parti kapatmışız.

Kapatılan partiler ve kapatma tarihleri şöyle:

  •  İşçi-Çiftçi Partisi (İÇP)-(1968)
  •  Milli Nizam Partisi (MNP)-(20.5.1971)
  •  Türkiye İleri Ülkü Partisi (TİÜP)-(24.6.1971)
  •  Türkiye İşçi Partisi (TİP)-(20.7.1971)
  •  Büyük Anadolu Partisi (BAP)-(19.12.1972)
  •  Türkiye Emekçi Partisi (TEP)-(8.5.1980)
  •  Büyük Anadolu Partisi (24 Kasım 1992)
  •  Sosyalist Parti (10 Temmuz 1992)
  •  Yeşiller Partisi (10 Şubat 1994)
  •  Halk Partisi (25 Eylül 1991)
  •  Türkiye Birleşik Komünist Partisi (16 Temmuz 1991)
  •  Halkın Emek Partisi (14 Temmuz 1993)
  •  Özgürlük Demokrasi Partisi (30 Nisan 1993)
  •  Sosyalist Türkiye Partisi (30 Kasım 1993)
  •  Demokrasi Partisi (16 Haziran 1994)
  •  Demokrat Parti-2 (13 Eylül 1994)
  •  Demokrasi ve Değişim Partisi (19 Mart 1996)
  •  Diriliş Partisi (1996)
  •  Emek Partisi (1997)
  •  Sosyalist Birlik Partisi (7.6.1994)
  •  Refah Partisi (16.1.1998)
  •  Demokratik Kitle Partisi (26.2.1999)
  •  Fazilet Partisi (22.06.2001)
  •  Halkın Demokrasi Partisi (13 Mart 2003)

Ne zamana kadar parti kapatarak bu ülkeyi ileriye daha da ileriye götüreceğiz. Gerekçeler ne kadar haklı olursa olsun insanların düşüncelerini söyleme haklarına saygılı olmayacak mıyız? “Susun”, “kesin sesinizi” “hımm bak” “yoksa fena yaparız” gibi çocuk terbiye edercesine insanlara davranma veya öyle bir muameleyi reva görmek hakkımız var mı?

Yukardaki tüm siyasi partiler, o siyasi partilere gönül veren insanlar, şimdi bu ülkenin insanları değil mi? Bu ülkede yaşamıyorlar mı? Partileri kapatıldı diye, sustular mı? Susturduk mu yani?

Susmadılar. “bak hala konuşuyorlar” değil mi? Konuşacaklar, konuşmalılar, susmaları kötüdür, konuşsunlar, gizlenmesinler, en acı sözü söylesinler, dost acı söylere sayarız ama bu parti kapatmalarıyla ilerleyemiyoruz. Bu ülkeye yakışmayan durumlar bunlar, onun için AKP’ye Demokrasi sınavında diyorum.

Geçmişte en ağır bedeli ödeyenlerin içinde bulunduğu bir siyasi parti, hatta Cumhurbaşkanlığı ilk seçimleri sürecinde başsavcılığın, AKP’yi kapatmak için delil topladığı çıkmadı mı medya da? İşte o parti, bugünün hükmedeni.

Buyursunlar bakalım, DTP, TBMM’de grubu bulunan bir siyasi parti. Adına yakışır davrandı veya davranmadı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı elbette görevini yapacaktır, mehkemeler elbette bu ülkede “hukukun üstünlüğünü” tarafsız ispat edeceklerdir ama “hukuk” adil olmak durumundadır. Bunun, senini benini olmaz. Hakemler maçlara çıkarken takımlar arasında ayırım yapmazlar ama sonrasında maçlar hep tartışılır, sonuçlarıyla tarihe mal olurlar.

Şimdi bizim ülkemiz de de dünden farklı ne değişti göreceğiz. Bu Avrupa Birliği’ne uyum yasaları dediğimiz bir yığın yasa değişti ama bakacağız Türkiye’de dünden bugüne ne değişti veya değişmedi göreceğiz hep birlikte.

Türk Milleti adına kararlar veren yüce mahkemelerimiz, elbette devletimizin Dünya insanlığı önündeki konumunu, duruşunu, gücünü, demokrasisini, insan haklarını ve asil niceliğini gösterecek ve Türkiye’nin bir Pakistan olmadığını, insanlarının rahatça görüşlerini açıklayabilen insanların ülkesi olduğunu gösterecektir diye ümit ediyorum.

Bu ülkenin suyunu içmiş, ekmeğini yemiş, toprağını sürmüş hiç kimsenin bu ülkenin birlik ve bütünlüğünün bozulmasına çanak tutacak eylemlerde bulunacağını düşünemiyorum. Aklı selim kimsenin de ekmek yediği kaba pisleyeceğini de düşünmüyorum. Yaramazlık, çocukların işidir. Olgunlaşmamış insan işidir ama o yaramaz çocuklar da bizim çocuklarımızdır, onlar yaramazlık yaptı diye de evlatlarımızı kapı dışarı edecek halimiz yok!

Evet, yaramazlığın bedeli bir nevi cezadır ama bu ceza bizi el aleme rezil edecek bir ceza olmamalıdır. Evlat, nasihatlerle büyür, nasihatten babalar bıkmaz, evlat bıkabilir ama babalar asla bıkmaz. Bıkmamalıdır. Nasihat yerine kalkıp testiyi kırmayalım, testi bize lazımdır. O testi ile daha ne sular taşıyacağız, öyle değil mi? Kalın sağlıcakla.


21 Kasım 2007

Yazarın Diğer Yazıları


Uğraşmayın Milletle!
"Alimlerle Amirler” devri!
Kime Güveneceğiz!
Referandum’da “evet” diyeceğim!


Anket
Teknoloji alışverişlerinizi nereden yapmayı terchi edersiniz?
İnternetten
Teknoloji marketlerinden
Tercih ettiğim ürünün kendi mağazasından
Zincir mağazalardan (YKM, Boyner, Evkur, vs.)
Yurtdışından
Anket Sonuçları
Haftanın Yazıları
Gündogdu YILDIRIM
Gündogdu YILDIRIM
KPSS Sınavı

Özel Haber

Avrupa Birliği Nedir?

Reklam Haber

Haftanın Röportajı

Sporun içinde bilgi olmalı
Murat Kosova

Hava Durumu


Türkiye'de kayıtlı son 200 DEPREM


Fırsat Linkleri
Anaerobik Arıtma ve Uygulamaları
Şifalı Bitkiler & Kozmik Bilim Işığında
İsrail'in Şifresi (Özel Baskı Özel Fiyat)
Umut & Hayat Akan Bir Sudur


Link Verenler
QlikView Danışmanlık
Freelance Fotografçı
Şampuan ve Vazelin Üretimi
Hunting in Cameroon
Gazete Kafe


Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Mp3bul.com

Haberseli.com IHA'nın sözleşmeli internet abonesidir