Ana Sayfa | Mp3bul.com | Favorilerine Ekle | İletişim
Ana Sayfa
Editörden
Genel
Ekonomi
Siyaset
Dünya
Spor
Eğitim
Sağlık
Magazin
Asayiş
Yerel
Otomobil
Teknoloji
Araştırma Haberleri
Altuğ ÖZTÜRK

Özgürlüğe Tutsak Olmak
 

Sabahattin TALU

On yıl önce, bugün, ya on yıl sonra?
 

Gündogdu YILDIRIM

KPSS Sınavı
 

İbrahim AKIN

Allahın Kadrini Hakkıyla Takdir Edemeyenler
 

Görkem EREN

118’in yeni numarası neydi Birsen?
 

Elif ALACA

Gerçek sevginin kaynağı Allah'tır
 

Vedat SARAK

12 Eylül 1980...
 

Tuğba BULAN

"Miş" gibi yapma fikrinin gerilimi
 

Selçuk KÖKSAL

Kariyer Üzerine...
 

Abdulmuttalip ONAY

Kürt Kardeşime Mektup
 

Mustafa Kemal AYÇİÇEK

AKP, Demokrasi Sınavında!
 

Nuran YELKENCİ

İş Aşkı
 

Deniz ÖNEL

Dördüncü Güç’ün Ticarileşme Sorunsalı
 

Dr. Murat BAŞ

İleri ama nereye?
 

İlkay KÜÇÜK

Engel ve Yaşam
 

Sumru AYDIN

Demokratikleşme Arkasında
 

Cem ECEVİT

Solda İttifak Mümkün mü?
 

Candan DEDEHAYIR

Sunay Akın Şiirleri...
 

Psk. Uğur DALAN

Çağımızın Hastalığı"DEPRESYON"
 

Şirvan AVCI

Günü Kurtarmak
 

Çağrı DAVRAN

Raul defteri kapandı mı?
 

Can ŞAKARCAN

Bisikletçilerde Vücut Ölçüleri ve Hız
 

Murat CAN

34 MLY 50
 

Semih ÖKTEN

Buda mı olacaktı, nerede insanlık...
 

Murat Can BEDEL

İbrahim Akın'ı kurtarın!
 

Manolya AKSOY

İletişim Teknolojileri
 

Tuğba BULAN

"Miş" gibi yapma fikrinin gerilimi

Müzik denilince bir iki şarkıyı televizyonda dinlemeyi, film denilince Hollywood’un beklide en kötü hâsılatını yapmış dünyayı kurtaran adam filmlerini kast ediyorlar; tarih hakkında uzun uzun konuşuyorlar ama yaşadıkları şehirdeki tek bir müzeyi bile henüz görmüşlükleri yok. Din denilince nutuklar atıyor, hocalardan dem vuruyor, dini namaz kılmaktan oruç tutmaktan ibaret sayıyorlar. Adalet doğruluk ya da birbirine saygıyı dinin gereği görmüyorlar, konu kendileri ise ancak söz ediyorlar. Vatan, laiklik denilince en büyük cumhuriyetçi oluyor. İş halkçılığa gelince önce kendi yakın çevrelerini düşünüyorlar. Onlar bazen sağcı bazen solcu olabiliyorlar ama aslında onlar sadece kendileri için var olanlardanlar. Evet, onlar küçük dünyaları olan küçük insanlar…

Hayatlarını küçücük dünyalarda yaşıyorlar. Dünya, iletişim, ilişkiler ne kadar değişse de gelişse de onlar tüm bunlara karşı direnmekte ısrarlılar.

Olayları bu sınırlı dünyalarından yorumluyor, yine bu sınırlı gerçekleriyle kendilerini destekler bir sonuca varıyorlar. Hatta kendilerinin vardıkları bu sonuçlara kendi çocuklarının akrabalarının, arkadaş ya da komşularının da uymasını bekliyorlar.

Hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmadıkları konularda bile bir fikir sahibi olmaya alışmış, bunu bir başarı sayanlar, bakış açılarının baskısını önce yakın çevrelerine hissettiriyorlar genelde. Onlarında kendileri gibi yaşamasını istiyorlar. Yanlış dedikleri, günah dedikleri şeyleri bir fetva misali kabul etsinler beklentisi hakim oluyor. Bazen bu konuda zorlayıcı bile olabiliyorlar. Mahalle baskısı dediğimiz şey aslında, bu şekilde evlerin içinden başlıyor beklide...

Çevrelerinde sıkıntı baskı ve bunalmışlık yaratıyorlar. Sınırlı sığ bir dünyayı dayatıyorlar ulaşabildikleri herkese ve onlardan da bu dünyaya dahil olmalarını ısrarla bekliyorlar.

Değer kavramları da dünyaları gibi küçük ve sınırlı. Sevap günah ya da laik dinci arasında değişiyor. Karşılarındakini; kendi taraflarından ya da ötekilerden olmalarına göre etiketliyor, insanlıklarıyla ilgilenmiyorlar bile.

Gördükleri bir Atatürk heykeline put diyenler de,  başı örtülü birini görünce karafatma yorumunu yapanlarda işte bu küçük dünyadan çıkıyor.

Kendilerinin kullanmadığı nasıl, neden, niçin soruları sorulduğunda bunu küçük dünyalarına hakaret sayıyorlar. Yaşları ileri olanları taraflı yaşamışlıklarını, deneyimlerini sürüyor önünüze; genç olanları şu hocanın, filanca televizyoncunun sözlerini size yine yanlı bakış açılarıyla tekrarlıyorlar. Ola ki siz konuyu uzatıp neden diye sorgulamaya devam ederseniz, geçerli bir yanıt veremiyor işi saldırganlığa çeviriyorlar.

Onlar için önemli olan şey küçük dünyalarını destekleyecek argümanları toplamak oluyor genelde. Doğruyu bilmek, gerçeği görmek ya da hoşlarına gitmese de asıl olanın farkındalığından daha çok; bilirmiş gibi yapıyor, bileni oynuyorlar. Belki de pek çoğumuzun kolayca sapabileceği ya da farkında olmadan saptığı bu kestirme yolu seçiyorlar kendilerine.

Asıl sorun, onlar ve küçük dünyalarında yaşamaları değil elbette. Asıl sorun onların bu küçük dünyalarını herkese kabul ettirme çabası. Bu sanattan, bilgiden, bilimden, dinden,  ahlaktan, gerçeği sorgulamalardan, hayattan ve kendi gibi olma halinden uzak dünyanın egemen hale gelmesi fikri rahatsız edici olan.

Bir sabah uyanıp kendinizi bu küçücük dünyaya dahil insanlar içinde sıkışmış bulma ihtimali yada bu miş gibi davranmanın insanlara gitgide kolay gelmesinin yarattığı gerilim. Belki de sen ben ya da biz siz ayrımın temeli hep bu miş gibi yapanlardan duyduğumuz rahatsızlık, bir gün  miş gibi yapmak zorunda kalmak fikri…


23 Şubat 2009

Yazarın Diğer Yazıları


Sosyalim Sosyalsin Asosyaliz
Gitmeden gitmeyi becerebilmek
Kadınlar Gününe Bir De Bu Taraftan Geçip Bakın
Kendinize Renkli Bir Dünya Yaratın
Sanat Günlerine Hoş Geldiniz
Gelin Bu Sene Yeni Yıla Farklı Bir Yerde Girin
Beklenen Film Vizyonda


Anket
Teknoloji alışverişlerinizi nereden yapmayı terchi edersiniz?
İnternetten
Teknoloji marketlerinden
Tercih ettiğim ürünün kendi mağazasından
Zincir mağazalardan (YKM, Boyner, Evkur, vs.)
Yurtdışından
Anket Sonuçları
Haftanın Yazıları
Gündogdu YILDIRIM
Gündogdu YILDIRIM
KPSS Sınavı

Özel Haber

Avrupa Birliği Nedir?

Reklam Haber

Haftanın Röportajı

Sporun içinde bilgi olmalı
Murat Kosova

Hava Durumu


Türkiye'de kayıtlı son 200 DEPREM


Fırsat Linkleri
Anaerobik Arıtma ve Uygulamaları
Şifalı Bitkiler & Kozmik Bilim Işığında
İsrail'in Şifresi (Özel Baskı Özel Fiyat)
Umut & Hayat Akan Bir Sudur


Link Verenler
QlikView Danışmanlık
Freelance Fotografçı
Şampuan ve Vazelin Üretimi
Hunting in Cameroon
Gazete Kafe


Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Mp3bul.com

Haberseli.com IHA'nın sözleşmeli internet abonesidir